Your address will show here +12 34 56 78
Uncategorized
Hamilelik döneminde egzersiz yapılması hem doğumu kolaylaştıracağı gibi hem de hamilelik döneminde annenin daha sağlıklı ve zinde olmasını sağlayacaktır. Hamilelik döneminde yapılan egzersiz annenin kilosunu korumada, kaslarının düzenli çalışıp esneklik kazanmasında, dolaşım ve sindirim başta olmak üzere vücuttaki sistemlerin düzgün çalışmasına yardımcı olurken, bel ve sırt ağrılarının azalmasında rol oynar.

Anne spora başlamadan önce mutlaka uzman bir hekim ile görüşmelidir. Her hamileliğin farklı olduğu unutulmamalıdır. Doktorun değerlendirmesi ve olurundan sonra hamilelik dönemine göre uygun spor yapılmalıdır.

Hamilelik döneminde egzersiz yapılırken unutulmaması gereken en önemli konulardan birisi annenin aşırı efor sarfetmemesidir. Anne için en kolay spor yürüyüştür. Annenin kendisini yormadan yapacağı ve 30 dakikayı geçmeyen yürüyüşler uzmanlar tarafından önerilmektedir. Hamilelik döneminde yüzme sporu da genel olarak önerilmekle beraber, kullanılan havuz suyunun sağlıklı olması çok önemlidir.

Doğumu kolaylaştırması açısından gevşeme ve nefes egzersizleri önemlidir. Yine uzman bir doktorun yönlendirmesi ile doğru hareketleri yapabilirsiniz. Hamilelik döneminde yapılan pilates ve yoganın da doğumu kolaylaştırdığı belirtilmektedir.
0

Türkiye’de her gün en az 450 kişiye kanser teşhisi konulmaktadır. Kadınlarda en çok görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri her 4 yeni teşhisten 1’inde görülmektedir.



Ekim ayı dünyada Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak belirlenmiş durumda ve birçok organizasyon Meme Kanseri’ne dikkat çekmeye çalışıyor. Ünlü oyuncu Elçin Songu’da Euroleague açılışında pembe bir top ile hava atışı yaparak katkıda bulundu.

0

Uncategorized

Meme Kanseri Nedir?

Meme kanseri, hücrelerin kontrolsüz ve anormal bir şekilde meme içerisinde büyümesiyle oluşur. Bazen süt kanalları ya da süt üretim keselerine geçen hücrelerin çoğalma mekanizmaları bozularak tümörleri meydana getiren hücrelere dönüşerek yakındaki meme dokularına geçebilirler. Hatta bazı hastalarda koltuk altı lenf nodüllerine geçen kanser hücreleri oradan da vücudun diğer organlarına yayılabilir.

meme kanseri nedir

Meme kanserine meme hücrelerinde meydana gelen mutasyonlar yol açar. Bu mutasyonlar bu hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmalarına neden olur. Bu mutasyonlar yaşlanma ve hayat koşulları nedeniyle ortaya çıkabildiği gibi, kalıtımsal olarak kişiye aktarılmış da olabilir.

Meme Kanseri ile ilgili bazı istatistikler (Amerika’ya ait):

  • Her 8 kadından 1’i yaşamı boyunca meme kanseri olabilir
  • Her 1000 erkekten 1’i meme kanseri olma riskine sahiptir
  • Meme kanseri olanların %85’inde aile öyküsüne sahip değildir
  • Meme kanserlerinin %5-10’u ebeveynlerden aktarılan genetik mutasyonlar sonucu oluşur

Meme kanseri, bir hastalıktan daha fazlasıdır.  Tümörler içerisinde birçok genetik farklılıklar mevcuttur.  Eğer meme kanseri olduğunuz belirlenmişse, kapsamlı tanı testlerine bir an önce başlamak oldukça önemlidir. Çünkü sizdeki tümörün benzersiz biyolojisini tanımlamak tedavinizin seyrini belirlemek açısından oldukça önemlidir.

Kaynak: http://www.mybreastcancercoach.org/en-US/Breast-Cancer-101/Overview.aspx

Bir sonraki yazımızda Meme Kanseri Türleri hakkında bilgi vereceğiz.

 
0

Uncategorized

Hamile kalmadan önce yaptırılması gereken testler
Hamile kalmaya karar vermek insan hayatında alabileceği en önemli kararlardan biridir. Bu nedenle hem fiziksel hem de psikolojik olarak anne adayının hazır olması oldukça önemlidir.

Anne adayının hamile kaldığını öğrendikten sonra doktora muayene gitmesi yerine hamile kalmaya karar vermesi ile öncelikle doktora gitmesi önerilir. Bu aşamada anne adayına yapılacak testler için herhangi bir kısıtlama ya da düşük riski gibi etmenler olmayacağı için, tetkikler daha rahatlıkla yapılabilir.

Hamile kalmadan önce yaptırılması gereken testler:
• Anne ve baba adaylarının kan grupları (RH uyuşmazlığı için bakınız)
• Tam kan sayımı
• İdrar tetkiki
• Diyabet araştırması
• Kızamıkçık, Hepatit, Toksoplazma testleri
• Anne adayının kronik bir rahatsızlığı varsa ilgili uzman hekim tarafından görülmesi önerilir.

Bu testler birçok konuda yol gösterici olacaktır. İstenmesi durumunda genetik olarak ilave testler yapılabilir. Bu testlerin yanı sıra hamilelik öncesinde şu konulara da dikkat edilmesi önerilir:

• Anne ve baba adayının içiyorsa sigarayı bırakması (Hem yumurta hem sperm kalitesinin arttırılması için)
• Anne adayının diyabeti varsa kandaki şeker düzeyinin kontrol altına alınması
• Hamilelik sırasında bebeği etkileyebilecek olan hastalıklar için (Kızamık gibi) aşı yaptırılması ve aşı sonrası hamile kalınmadan önce belirli süre beklenilmesi
• Mümkün olduğunca kahve ve çayın azaltılması mümkünse hiç içilmemesi, dip balıklarının tüketilmemesi
• Kan testleri sonucunda folik asit gibi bebek gelişiminde önemli rol oynayan vitamin vb. için dışarıdan takviye alınması (Folik asit neden önemlidir sorunun yanıtı için tıklayınız)
• Mümkün olduğu sürece spor yapılması hem beden sağlığı hem doğumun kolaylaşması için önemlidir.

0

Uncategorized
Folik asit, B vitaminin bir türevidir. Folat, Folasin, B9 gibi değişik isimleri de olsa en çok aşina olunan ismi folik asittir. Vücutta en önemli görevlerinden biri DNA ve RNA sentezinde yer almaktır. Ayrıca kan yapımı, organ gelişimi ve yeni hücre oluşumu gibi olaylarda görev alır.
Ayçekirdeği, baklagiller, ceviz, mercimek, fındık, fıstıkta bulunmasına rağmen hamilelik öncesinde yapılacak testler sonucunda anne adayında düşük seviyelerde bulunan folik asitin normal seviyeye yükseltilmesi için ilaç takviyesi gerekebilir.

Folik asit eksikliği gebelikte çok önemli sorunlara yol açabilir. Bunlardan en önemlilerinden birisi nöral tüp defekti olarak adlandırılan anomalidir. Bebeğin beyin ve spinal kord gelişimine denk gelen 3. Ve 4. haftasında  folik asit düzeyi oldukça önemlidir. Norveç’te 6 yıl boyunca yaklaşık 85.000 çocuk üzerinde yapılan araştırmada, hamilelik süresi boyunca folik asit takviyesi yapılan hamilelerde otizm riskinin %40 oranında azaldığı bulunmuştur.

Bu kadar yararından bahsedilen folik asit, aynı zamanda gebelik şekeri oluşumundan da sorumlu olabileceği konusunda rapor edilmiştir. Özellikle gıda takviyesi olarak kullanılan sentetik folik asit gebelik şekeri yanında göğüs kanseri riskini de arttırabilmektedir. Bu nedenle folik asite ihtiyaç duyulup duyulmayacağı ve hangi yollarla alınacağı konusunda kesinlikle doktor tavsiyesi alınmalıdır.

Konu ile ilgili bazı makaleler:

•Folic Acid Supplement Intake in Early Pregnancy…
•Association Between Maternal Use of Folic Acid…
•Five facts you should know about folic acid

 

0

Uncategorized

Down Sendromu Nedir?

Bebek oluşumu sırasında 23 kromozomu anneden, 23 kromozomu babadan alır. Genetik bir bozukluk sonucu 21. kromozomun iki değil üç adet oluşmasıyla birlikte down sendromu meydana gelir. Bireyin çekik gözlü olmasından dolayı “mongolizm” olarak adlandırılan bu durum aynı zamanda “Trizomi 21” olarak da bilinir.

Dünya genelinde 6 milyondan fazla down sendromlu birey bulunmakta, her 800 doğumda bir rastlanabilmektedir. Sayının bu kadar yüksek olması sonucu, down sendromunun nedeni bir hayli araştırılmış olsa da kesin olarak nedeni bilinememektedir. Sadece bazı durumlarda down sendromlu bebek oluşma riskinin arttığı belirlenmiştir.

Down sendromlu bebekler çoğunlukla anne karnında gelişemez ancak doğumun gerçekleştiği durumlarda mümkündür. Doğum sonrası bebeğin muayenesi sırasında farkedilebilen bazı özelliklerden dolayı bebeğe tanı koyulabilir. Bunlar: Bebeğin kafasının küçük olması, ensesinin geniş olması ve boğum boğum yapısı, kafatasının arkasının yass olması, burnun kök tarafının yassı olması, gözler arasındaki mesafenin geniş olması, ellerin geniş parmakların içe ddoğru olması gibi.

Doğumdan önce down sendromunun teşhisi mümkündür. İkili ve üçlü test olarak adlandırılan girişimsel yöntemlerin yanında ultrason ve girişimsel olmayan testler ile tespit mümkündür. Ultrasonda burun ve ense kalınlıkları gibi değişik ölçümler ile teşhis konulabilir ya da %99’un üzerinde bir doğruluğa sahip, anne ve bebek açısından risk teşkil etmeyen yeni nesil gen dizilime yöntemi ile 1 tüp kan vererek bebeğin risk durumu belirlenebilir. Ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
0

Uncategorized
Hamilelikte Cinsellik Nasıl Olmalı ve Nelere Dikkat Edilmeli?
Hamilelikte cinsel ilişkiye girilmesi konusunda bazı sorunlar yaşanabilmekte ve genel olarak bebeğe zarar verileceği gibi konularda çekinceler yaşanabilmektedir. Ancak hamilelik döneminin sorunsuz olması ve bir önlem alınması gerekmediği durumlarda hamilelikte cinsellik diğer dönemlerdeki gibi sürdürülebilmektedir. Hamile kadının hamilelik ile yaşadığı zorluklar ve sıkıntılardan farklı olarak hamileliğin riskli olduğu dönemlerde ve bazı durumlarda hamileliğin tamamında cinselliğin azaltılması veya tamamen kesilmesi gerekebilmektedir. Ancak bunlar fazla rastlanan durumlar değildir. Genel ifade ile cinsellik hamilelik süresi içerisinde eskisinde olduğu gibi sürdürülebilmektedir. Bu konuların bilinmesi için hamilelikte yaşanılan sıkıntıların ve riskli hamileliklerin bilinmesi gerekmektedir. Bu durumda kontrol yapılan doktor ile görüşülerek anlaşılabilmektedir.

Hamilelik Süresi İçerisinde Cinsel İlişki Güvenli Mi?
Her şeyin normal olduğu ve bir riskin olması hamileliklerde hamile olan kadının hamileliğinin son gününe kadar cinsel ilişkiye girmesi mümkün olabilmektedir. Hamile kadının cinsel ilişkiye girmesinin hamileliği veya bebek ile alakalı olarak bir sorun ve sıkıntıya yol açması mümkün değildir. Bu durumların tamamı normal bir hamilelik süresi için geçerlidir. Bebekler karın içerisinde bir kese içinde bulunmakta ve ayrıca rahim kısmında bulunan kaslar yardımı ile de hamilelikte cinsellik yaşanması durumunda bebeğin zarar görmesi doğal bir şekilde engellenmiş olmaktadır. Hamilelik döneminde eşlerin en büyük korkusu cinsel ilişkiye girilmesi ile düşük olması durumunun bağlantılı olduğunun sanılmasıdır. Aslında cinsel ilişkinin düşükle bir alakası bulunmamaktadır.

Hamilelikte Güvenli Cinsel İlişki Pozisyonları Nelerdir?
Hamilelik süreci içerisinde özellikle son aylara doğru güvenli bir şekilde cinsel ilişkiye girilmesi için pozisyonların önemi büyük olmaktadır. Hamile kadının rahat bir şekilde cinsel ilişkiye girmesi karnına bir baskı yapılmaması önemlidir. Bu sebeple hamilelikte cinsellik konusunda ve özellikle ileriki aylarda cinsel ilişkinin pozisyonları önemli olmaktadır. Bunun yanında kadınların cinsel ilişki ile orgazm olmasının düşük nedeni olabileceği de düşünülmektedir. Orgazmda rahimde kasılmalar yaşansa bile bunlar düşük sebebi olacak türde değildir. Bu sebeple ne cinsel ilişkinin ne de orgazm olmanın normal hamilelikte bir sorun olmayacağı bilinmelidir.
0

Uncategorized

Hamilelikte Depresyon

Hamilelik hem vücudunuzda hem de ruhsal değişimler yaşamanıza sebep olacaktır. Bu değişimler ilk başta depresyon olarak tanımlamasanız da etkileri bakımından bu ismi almaktadır. İlk olarak daha fazla uyumaya başlarsınız. Bedeninizin gün geçtikçe daha fazla yorulması ruhsal açıdan da sizi tüketen bir hal alacaktır. Aynı zamanda bebeğin gelişimi esnasından normale kıyasla çok daha fazla yemek yemeye başlarsınız ve kilo alırsınız. Görüntünüz sizi rahatsız etmiyor diye düşünseniz de ne kadar kilo alırsanız hamilelikte depresyon ihtimali bir o kadar artmaktadır. Bebeğin gelişimi esnasında ani yaşanan hormonel değişimler de depresyonu tetiklemektedir. Ancak etkileri sadece bunlarla sınırlandırmamak gerekir çünkü bunlar daha çok depresyonun fiziksel belirtileridir.

Hamilelik Depresyonun Psikolojik Nedenleri

Depresyon fiziksel yansımaları olan psikolojik problemlerdir. Bu yüzden hamilelikte depresyon en az ve katlanılabilir seviyede tutulmak isteniyorsa psikolojik nedenler önlenmeye çalışılmalıdır. İlk olarak anne olacağınızı öğrendiğinizde yaşadığınız mutluluk sonrası aklınızı düşünceler kaplayacaktır. Bunlardan ilki artık sadece kendiniz için yaşamadığınız gerçeğidir. Bir anne olarak pek çok sorumluluğa sahip olacak, en zor ve kötü anlarınızda dahi kendinizi değil çocuğunuzu düşüneceksiniz. Bu ruh halinden arınmanız gerekiyor. Elbette çocuğunuzun her zaman yanında olacaksınız; ancak kendiniz her şeyden önemlisiniz. Çünkü siz kötü olursanız çocuğunuz da bundan etkilenecektir. Bir diğer düşünce ise iyi bir anne olup olmayacağınızdan emin olmamanın verdiği huzursuzluk oluyor. Bu konuda da düşünmeniz gereken şey şudur: Annelik bir iç güdüdür ve anne olduğunuz anda çocuğunuz için en yeterli kişi siz olursunuz.

Hamilelik Döneminde Dış Çevre Faktörü

Hamilelikte depresyon dış etkilerden de kaynaklanmaktadır. Yakın aile çevresi, eş dost grubu ve karşılaşacağınız herkesin konu hakkında bir fikri vardır ve herkes farklı şeyler söyler. Hamile olan kişinin kafası bir süre sonra dolmaya başlar ve her şey daha karmaşık, içinden çıkılmaz bir hal alır. Bu durumlarda dış çevre faktörlerinden kaçınmaya çalışmanızda farda olacaktır. Stres çocuğunuz için kötü bir etkendir aynı zamanda sizi depresyona sevk eder. Sizin fikirlerinizin çocuğunuz için en doğrusu olacağınızı düşünerek stresinizi azaltmalısınız.
0

Uncategorized

Hamilelikte Kanama Nedenleri

Hamileliğin herhangi bir döneminde kanama meydana gelebilmektedir. Çok büyük sorunlar teşkil etmemekle birlikte doktora görünmek şattır. Kanamanın yoğunluğu ve rengi kişiden kişiye değişebilmektedir. Hamileliğin dönemlerine gör kanamaların nedenleri genel olarak saptanabilir.
  • Hamileliğin ilk 3 ayında gerçekleşen kanamaların en sık görülen sebebi düşük ihtimalidir. Mol gebelikte bu dönemde kanamalara neden olabilir.
  • Hamileliğin sonraki dönemlerindeki kanamalar ise; bebeğin eşinin ayrılması, bebeğin eşinin önde olması veya nişan kanaması nedenlerine bağlı olarak gelişebilir. Net bir bilgi almak için mutlaka doktora başvurulmalıdır.
Basura bağlı olan, makattan veya idrar yolundan gelen kanamalar vajinal kanama ile karıştırılabilir. Hamilelikte kanama her zaman hamilelikle ilgili olmak zorunda değildir. Rahim ağzında bulunan polipler, rahim ağzı yaralarının kanaması, vajinadaki diğer kitlelerden dolayı oluşan kanamalar meydana gelebilmektedir. Tedavi şekli;  hamileliğin haftasına, anne ve bebeğin sağlık durumuna, kanamanın sebebine bağlı olarak değişebilmektedir.
Hamileliğin ileriki dönemlerinde (28.hafta ve sonrası) meydana gelen kanamalar anterpartum kanama denmektedir. Çoğunlukla dekolman plesenta kaynaklıdır. Diğer nedenleri ise; plasenta previa, uterin rüptür, vasa previa olabilir.

Hamilelikte Kanama Süreleri ve Renkleri

Hamilelikte meydana gelen kanamaların kaç gün süreceğini saptamak mümkün değildir. Bir gün süren kanamalar olduğu gibi, birkaç hafta kesilmeden süren kanamalar da olabilmektedir. Kanama süresi ve miktarı ne kadar fazla ise hamilelik içinde o kadar sorun teşkil etmektedir. Hamileliğin ilk zamanlarında olan kanamaların en bilindik nedeni düşük ihtimalidir. Bu yüzden bu dönemin doktor kontrolü altında geçmesi büyük önem arz eder. Hamilelikte kanama olması diğer hamileliklerde de kanama olacağı anlamına gelmez. Yani tekrar edilebilir bir özelliğe sahip değildir. Hamilelikte meydana gelen kanamaların renkleri kırmızı, kahverengi ve sarı olabilir. Kahverengi ve sarı kanama çok sorun teşkil etmemekle birlikte, kırmızı kanama hamilelik için tehdit oluşturabilir. Kanaması olan hamilelerin dinlenmesi gerektiğinden yatak istirahatine alınırlar. Çalışan hamilelerin ise bir süre işlerine ara vermesi gerekir. Kanamanın azalması için ilaç, iğne tedavileri bulunmaktadır. Doktora görünmeden, doktor tavsiyesi olmayan ilaçların hamilelikte kanama için kullanılmaması gerekmektedir.
0

Uncategorized

Gebelikte Kilo Kontrolü 

Hamilelikte karnındaki bebeği de doyurulması gıda alımının iki katına çıkarılması anlamına gelmez, gebelikte kilo kontrolü önemli bir parametredir. Gebelikte doğru beslenmede, aç hissettiğiniz zaman sürekli özlem duyduğunuz kötü gıdalardan  korumak zor olabilir. Ama birçok sağlıklı gıda tüketimi bu sinir bozucu istekleri yerine getirmede ve hamilelik sırasında kilo kontrolünü korumada yardımcı olabilir. Sağlıklı bir diyet sürdürmek ve gebelik sırasında yediklerinize dikkat etmeniz aşırı kilo alımını önlemesi ve aynı zamanda bebeğinizin genel sağlık etkilemesi açısından oldukça önemlidir. Gebelik süresince kilo alımı, her anne için farklıdır, ama sağlıklı bir vücut kitle indeksine sahip kadınlar için kilo optimal miktarı – 18.5 ve 24.9 arası olarak tanımlanmaktadır. Hamileyken yemek yenilmesi sanıldığının aksine karnındaki bebeğinde beslenmesi açsından düşünüldüğünde fazladan 2 yemek  yenilmesi gerekiyor fikri gerçeği yansıtmamaktadır. Hamile bir kadınların bunun yerine sadece, günde fazladan 200 ila 300 kalori tüketmesi gerekmektedir. Hamilelikte uygun kilo, gelişmekte olan bebeğin normal gelişimini destekler. Hamilelik sırasında aşırı kilolu veya obez olunması gestasyonel diyabet ile kan basıncı ile ilgili sorunlar ve komplikasyonlar gibi sağlık sorunlarının yanı sıra erken doğum riskini de artırmaktadır.

Tatlı Yeme İsteğini Bastırma

Tatlı yeme istediği nedeniyle kadınların hormon düzeylerindeki değişiklikler gebelik sırasında sık görülebilir ve araştırmalar gösteriyor ki gestasyonel diyabet deneyimi bu durumlarda daha yoğun görülebilmektedir. Bunun yerine düşük kalorili ve kalorisiz tatlandırıcılar birleştirilerek istenmeyen kalori almadan tatlı arzularını tatmin için güvenli ve yararlı bir yoldur olabilir. FDA Sukraloz (görkemli), aspartam (Eşit), sakarin (Tatlandırıcıyla), hamile ve emziren kadınlar için güvenli Stevia (Truvia), dahil olmak üzere bazı düşük ya da sıfır kalorili tatlandırıcılar buna örnek olarak verilebilir. Gebelikte Egzersiz Hamilelik sırasında sağlıklı kalmanın bir diğer yolu da yapılacak egzersizlerdir. Tüm yetişkinler için amaç , gebe olsun ya da olmasın, yapılması gereken egzersiz en az haftada 150 dakikadır. Hatırlanması gereken en önemli şey ise hamile kalmadan önce gerçekleştirilen etkinliğin aynı seviyede devam etmesinin, hamile olduktan sonra dikkatli olunması gerekmektedir. Yalnız profesyonel koşucular ve dansçılar gibi çok atletik kadınlar, kendi faaliyetleri ile devam edebilir. Gebelikte egzersiz yaparken herhangi bir kramp, baş dönmesi ya da mide bulantısı, egzersizin yavaşlatılması veya durdurulması için bir işarettir.

Gebelikte Tehlikeli Gıdalar

Gebelikte çiğ deniz ürünleri yerine, süt ve et gibi gıda kaynaklı hastalık için risk oluşturmayan gıdalar tüketilmesi gerekir. Süt tüketileceği zaman sütün pastörize edilip edilmediğinden emin olmak için gerekmektedir. Bakteriyel kontaminasyon barındıran sosisli ve söğüş etler bazı sağlık riski taşımasından dolayı tavsiye edilmez. Hamilelikte sağlıklı beslenmek, doğumdan sonra daha kolay kilo kaybı açısından oldukça yararlıdır. Gebelikte uygun bir diyet sürdürülmesi, bebek doğduktan sonra durdurulması anlamına gelmemektedir.

Hamilelikte beslenme konulu yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

0

PREVIOUS POSTSPage 1 of 6NO NEW POSTS