blog

Lösemi

Lösemi Nedir?

Halk arasında kan kanseri adıyla bilinen lösemi, diğer kanser türlerinde olduğu gibi hücrelerin kontrolsüz artışıyla meydana gelir. Kemik iliğinde başlar ve aşırı çoğalan hücreler akyuvarlardır. Kemik iliğinde çoğalan bu hücreler kan dolaşımı ile tüm vücuda yayılabilir. Bu nedenle de erken teşhis çok önemlidir. Lösemi, tedavi edilmezse ilerleme gösteren kötü huylu kanser türlerinden biridir.
Olgunlaşmış akyuvarların neden olduğu lösemi, kronik ve ağır seyirli iken olgunlaşmamış akyuvarların neden olduğu lösemi akut ve hızlı gelişir. Burada teşhisin doğru ve hızlı bir şekilde konulup tedaviye başlanması, tedavi başarı oranı için önemlidir.
Akut lösemi görülme oranı kan kanserleri içerisinde %15-20 olup, çocuklarda en çok görülen kanser tipidir. Hızlı gelişim gösterir, hastada belirti verir. En çok rastlanılan belirti kansızlık olup, vücut organlarında deformasyonlar da görülür. Kan pıhtılaşma elemanları olan trombositlerin üretilmemesinden dolayı vücut içinde kanamalar da görülebilir.
Kronik lösemi daha ağır seyreden ve tedaviye daha çok yanıt veren lösemi türüdür.
 

Lösemi Nedenleri Nelerdir?

Lösemi yapan etmenler tam olarak bilinmese de aşağıdaki durumlarda lösemi görülme sıklığının arttığı tespit edilmiştir:
• Yüksek radyasyon
• Virüsler
• Bazı genetik hastalık durumlarında
• Sanayide kullanılan kimyasallara maruz kalma
• Kemoterapi ilaçlarının bir kısmı
 

Lösemi Belirtileri Nelerdir?

  • Soluk renk,
  • Halsizlik,
  • Çabuk yorulma,
  • Efora bağlı nefes darlığı,
  • İştahsızlık ve kilo kaybı,
  • Gece terlemesi,
  • Sık tekrarlayan ateş ve enfeksiyon,
  • Kemik ağrıları,
  • Cilt altında kanama,
  • Burun ve diş eti kanamaları,
  • Boyun ve koltuk altı lenf bezlerinde, karında şişlik.
 
Lösemi 4 yaşın altındaki çocuklarda daha sık görülmekle beraber, yetişkinlik döneminde yaş ile beraber görülme sıklığı da artmaktadır. Erken tanı ve gelişen tedavi yöntemleri ile çocuklarda başarılı tedavi oranları %80’leri geçmektedir. Çocuklarda bağışıklık sistemini geliştirici beslenme, günlük güneş ışığını alma ile beraber günlük D vitaminin karşılanması oldukça önemlidir. Ayrıca genetik yatkınlık faktörleri de göz ardı edilmemelidir.